Midas Haymana Termal 0(312) 658 00 00

Tarihi Yerler

25 Tem

Tarihi Yerler

GAVUR KALESİ

 

Haymana ve yöresi paleolitik çağlara uzanan bir geçmişe sahiptir. İlçenin değişik yörelerinde, özellikle Gavurkale Harabeleri’nde bulunan tarihî kalıntılar ve yapılan kazılarda çıkartılan eserlerin incelenmesiyle ilçe topraklarının Hititler, Frigyalılar, Persler, Galatlar, Romalılar ve Bizanslıların idaresinde kaldığı görülmektedir. MÖ 2000’lerde bölgeye Hititler egemen olmuş, MÖ 1200 yılında Anadolu’ya yapılan kavimler göçüyle Hititler yıkılmış ve Haymana ve çevresi de Frigler’in egemenliğine geçmiştir.

Dereköy’de bulunan Gavur Kalesi bu dönemden kalan figürlerle tarihin izlerini etkileyici bir biçimde yansıtmaktadır.

 

 

 

HİTİT HARABELERİ

 

Frigler’in Kimmerler tarafından yıkılmasından sonra Pers ve Makedon Krallığı egemenliğinde kalan yerleşim MÖ 3. yüzyıl civarlarında Galatlar’ın denetimine geçti. Romalılar Galatlar’ı yenmesine rağmen yönetimi Galatlı prenslere bırakarak yöreyi denetim altında tuttular.

 

 

 

 

Hitit harabelerine yapılan gezilerde kalıntılar ve taşların dağınık halde bulunduğu tespit edilmiştir. Arkeolojik ve restoratif çalışmalarla alanı bir kale görüntüsüne kavuşturmak mümkün olabilir. Arazi trekking ve tırmanış grupları için uygundur.

 

 

 

 

KRAL YOLU

—Lidyalılar M.Ö. VII. yy ile M.Ö.547 yılları arasında Ankara ve çevresine hakim olmuşlardır. M.Ö. 547’de Lidya Kralı Kroysos’un Medler’e yenilmesiyle tüm Anadolu Med egemenliği altına girdi. Medler’in Yunan kent devletleriyle sürekli savaşmalarının ve Anadolu’yu ele geçirmelerinin temel nedeni, Anadolu’dan geçen doğu-batı ticaret yolunu kendi denetimlerine alma istekleridir. Kral Yolu, ticaret ve posta yolu olarak kullanılmaktaydı. Bu dönemde Kral Yolu, Mezopotamya’da Susa kentinden başlar ve Anadolu’yu baştan başa geçerek Batı Anadolu’da Sardis’te(Aydın) son bulur. Her iki kent de bölgesel başkent niteliğindeydi. Yol üzerinde konaklama, barınma yerleri kurulmuştur . Ramsay, “Anadolu’nun Tarihi Coğrafyası” adlı eserinde, Kral Yolu’yla ilgili Heredot Tarihi’nde bazı bilgilerin mevcuduyetinden bahsetmekte, bu yolun güzergahını şöyle tespit etmektedir: “Beynam köyünden, Çıkınağa uzanan, oradan Çeltikli, Şerefli Gökgöz, Karasüleymanlı üçgeninde kurulduğu sanılan tarihi Modonof şehrinden çıkıp, Dereköy’deki Gavurkalesi ile Oyaca’daki yeraltı kalesi arasından geçerek, kaplıca suyunun menbaından Kadıköy’e, oradan Sivrihisar’ın Germe(Yörme)’de Sıro-Cappadocia’ya ulaşır.” Yaklaşık olarak iki yüzyıl süren bu işleyiş süresince Kral Yolu üzerinde bulunan Haymana’nın, önemli bir konaklama yeri ve ticaret merkezi durumuna geldiği sanılmaktadır. Bu yol, Güzelcekale köyünden, Yenice’nin kuzeyinden- Yenice’nin Çelebi Yaylası ile Sığırcık Mahalleleri arasından- Haymana’ya kaplıca yöresinden Gordion şehrine ulaşmaktaydı. Yolun izleri hala mevcuttur.

ROMA: YILAN ESERİ

MÖ 25’te Augustus döneminde Ankara ile birlikte Haymana’da kesin olarak Roma egemenliğine alındı. 8. yüzyılda Ankara’yla birlikte Haymana’da Arap akınlarına uğradı. Haymana ovasında yapılan savaşta Arap orduları Bizans kuvvetlerini yenilgiye uğrattı.

 

Bizanslılar’ın Anadolu’ya yeniden hâkim olmasıyla Haymana ve çevresi 1073 yılına kadar Bizans yönetiminde kaldı. Bu tarihte Türkler’in ele geçen bölge 1101 yılında Haçlı kuvvetlerince ele geçirildi. Haçlı seferleri ve sonrasında Bizans egemenliğinde bulunan yerleşim 1127 yılında yeniden Türkler’in denetimine geçti.

Yılan Eseri adlı Bizans kalıntıları Haymana merkeze çok yakın bir tepenin üzerinde yer almaktadır ve tarih, kültür turizmi için ilgililerin ziyaretine açıktır.

 

 

YENİCE KALESİ

Haymana ilçesi, Yenice Mahallesi, sınırlarında yer alan mağaraların batısında karaman deresi doğusunda Bostanhöyük Mahallesi’nde yer almaktadır. Kaya yerleşimlerinden birinde inceleme yapılmıştır. İnceleme sonucuna göre yaklaşık 56cm genişliğinde, 110cm yüksekliğinde bir girişle girilen mağaradan üst kata geçiş alt kat tavanından açılan bir geçitle sağlanmaktadır. Kaya yerleşimleri Bizans dönemine aittir.

Kralın mağarası olarak tanımlanan Yenice Mağarası iki katlı yapılandırılmış ve bir gözlem alanına benzemektedir. Bazı mağaraların içerisinde birikmiş su bulunmaktadır. Burası tarih ve doğa gruplarını birleştirip, trekking ve kaya tırmanışı gezileri yapmak için uygundur.